İçeriğe geç

Aşk kaç kez yaşanır ?

Aşk kaç kez yaşanır?

İzmir’de sabahları en büyük kararım genelde şudur: “Menemen mi yesem, tost mu?” Bir de tabii ikinci büyük karar: “Bugün eski mesajlara bakıp kendimi duygusal bir kazaya mı sürüklesem, yoksa direkt hayatı mı yaşasam?”

İşte tam bu noktada aklıma hep aynı soru geliyor: Aşk kaç kez yaşanır?

Bunu sorunca insanın kafasında romantik bir film müziği çalmıyor aslında. Daha çok eski bir WhatsApp sohbeti açılıyor, üstte “son görülme: 2019” yazıyor ve içten içe bir ses “buna gerçekten gerek var mıydı?” diye fısıldıyor.

Ben 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, arkadaş ortamında sürekli espri patlatıp sonra eve gelince tavana bakıp “ben ne yapıyorum ya” diyen biriyim. O yüzden aşk meselesine de biraz böyle yaklaşıyorum: yarısı şaka, yarısı fazla ciddi analiz.

Aşkın sayısı mı olur, yoksa sadece etkisi mi?

Bir gün arkadaş ortamında biri sordu:

“Kaç kere aşık olabiliyoruz sizce?”

Masada sessizlik oldu. Çünkü bu soru ya felsefe çıkarır ya da grup dağıtır.

Ben hemen atladım:

“Bence aşk sayıyla değil, ruhsal çöküş seviyesiyle ölçülüyor.”

Herkes güldü ama sonra biri ciddi ciddi düşündü:

“Ya doğru ya… ben iki kere aşık oldum sanıyordum ama aslında biri pizza, biri de yaz tatiliymiş.”

İşte mesele tam olarak bu. Aşk kaç kez yaşanır? sorusu aslında matematik sorusu değil. Daha çok “kalbin RAM’i kaç kere format atar?” sorusu gibi.

Birinci aşk: Sistem güncellemesi gibi

İlk aşkı hatırlayan herkes bilir. O dönem insan kendini Netflix dizisinin ana karakteri sanır.

Mesela ben ilk aşık olduğumda İzmir sahilde yürürken kendimi Titanic sahnesinde gibi hissediyordum. Tek fark: arka planda çalan müzik yerine midyeci bağırıyordu.

İlk aşk genelde şöyle olur:

Mesaj gelince telefon elden düşmez

“Günaydın” mesajı günün anlam ve önemini değiştirir

2 saat cevap gelmeyince devlet krizi çıkar

Ve en komiği, o dönemde insan şunu düşünür:

“Ben artık asla kimseyi böyle sevemem.”

Spoiler: Seveceksin. Hem de çok daha saçma şekillerde.

İkinci aşk: Deneme sürümü ama ücretli gibi

İkinci aşk genelde daha temkinli gelir. İnsan artık “ben bunu yaşadım, biliyorum” özgüvenine sahiptir ama aslında hiçbir şey bilmiyordur.

Bu dönemde artık romantik değil, stratejik davranırsın:

“Acaba hemen yazmasam mı?”

“Story atsam görür mü?”

“Görürse ne anlar?”

Yani aşk artık duygu değil, algoritma çözme dersine dönüşür.

Bir keresinde arkadaşım şöyle dedi:

“Ben ikinci aşkta daha akıllıydım.”

Sonra 3 gün boyunca karşı tarafın Spotify listesini analiz etmiş.

İşte bu yüzden ikinci aşk genelde “ben artık olgunlaştım” yanılsamasının en komik versiyonudur.

Üçüncü aşk: “Ben değiştim” yalanı

Üçüncü aşka geldiğinde insan artık kendini ilişkiler uzmanı sanır. Ama aslında sadece daha iyi rol yapıyordur.

Bu dönem şöyle bir iç ses başlar:

“Bu sefer farklı olacak.”

“Ben artık kimseye bağlanmam.”

“Ama bu kişi… biraz farklı gibi.”

İşte o “biraz farklı gibi” cümlesi, tarihin en pahalı cümlelerinden biridir.

Ben bu dönemde şunu fark ettim: İnsan aslında aynı hataları farklı isimlerle yeniden yaşıyor. Sadece dekor değişiyor.

Mesela:

İlk aşk: sahil

İkinci aşk: kafe

Üçüncü aşk: “çok cool bir rooftop”

Ama sen hep aynı duygusal senaryodasın.

Aşk kaç kez yaşanır? Aslında soru yanlış olabilir

Bir gün Alsancak’ta otururken kahvemi yudumlayıp insanları izliyordum. Yan masada biri ağlıyordu, diğeri anlatıyordu:

“Ben seni hiç unutmadım.”

O sırada garson geldi:

“Abi çay mı kahve mi?”

Hayat tam olarak böyle bir kontrast.

Ve o an düşündüm: Belki de aşk kaç kez yaşanır? sorusu yanlış. Belki de doğru soru şu:

“İnsan kaç kez aynı duyguyu farklı insanlarda yeniden öğrenir?”

Çünkü aşk dediğin şey aslında bir kişi değil, bir tekrar hissi.

İç sesle yapılan ilişki analizleri

Bunu da Okuyun: Tefal tost makinesi kaç watt ?

Benim en tehlikeli özelliğim: iç sesim.

Mesela biri 3 saat mesaj atmazsa:

İç ses: “Meşguldür.”

Ben: “Kesin öldü.”

İç ses: “Abartma.”

Ben: “Hayat kısa, belki de vedalaşıyoruz.”

Bu iki kişi aynı bedende yaşayınca ilişkiler biraz zor ilerliyor.

Bir de İzmir sıcakları var. 35 derece havada insan zaten duygusal olarak kırılgan oluyor. Bir mesaj gelmeyince bile “bu ilişki nereye gidiyor?” diye sorgulama başlıyor.

Arkadaş ortamı: aşkın test laboratuvarı

Arkadaş grubu, aşkın en büyük analiz merkezidir.

Biri ilişki yaşar, herkes uzman kesilir:

“Bence sana uygun değil.”

“Bence çok uygun ama o seni hak etmiyor.”

“Bence sen zaten kimseyi hak etmiyorsun ama neyse.”

Bu yorumlar arasında insan kendi duygusunu kaybeder.

Ben genelde şunu yapıyorum: önce dinliyorum, sonra hiç kimseyi dinlemiyorum.

Çünkü aşk dediğin şey biraz da kendi kaosunu yaşama hakkıdır.

Her aşk biraz İzmir gibidir

İzmir nasıl bir şehirse aşk da öyle.

Bazen güneşli, bazen rüzgarlı, bazen de “neden bu kadar sıcak?” dedirten bir kaos.

Kordon’da yürürken bir yandan romantik hissedersin, bir yandan da ayakkabına kum dolduğu için sinir olursun.

Aşk da böyledir:

Güzel anlar vardır

Rahatsız eden detaylar vardır

Ama yine de bırakamazsın

Çünkü insan en çok alıştığı duygudan kopamaz.

İlişkilerde tekrar eden döngü

Bir süre sonra şunu fark edersin:

Aynı başlangıç

Farklı isim

Aynı tartışma

Farklı bahane

Ve en sonunda yine aynı soru:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Belki de yanlış yoktur. Sadece tekrar vardır.

Küçük ama önemli bir gerçek

İnsan aslında her aşkı “ilkmiş gibi” yaşar. Çünkü kalp hafızası garip çalışır. Acıyı unutur, heyecanı büyütür.

Bu yüzden her yeni insanla birlikte içten içe şunu dersin:

“Bu sefer kesin farklı.”

Ve bu cümle, aşkın en eski döngüsüdür.

Hoe okurlarıyla “Aşk kaç kez yaşanır” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Sonuç yerine bir İzmir akşamı

Akşam oluyor. Balkonumda oturuyorum. Alt sokaktan simitçi geçiyor, uzaktan vapur sesi geliyor.

Telefon elimde. Eski sohbetler, yeni düşünceler, karışık bir kafa.

Ve yine aynı soru:

Aşk kaç kez yaşanır?

Belki bir kez.

Belki beş kez.

Belki de her seferinde farklı bir versiyonunla yeniden.

Ama kesin olan bir şey var: İnsan her seferinde biraz daha değişiyor, biraz daha gülüyor, biraz daha susuyor.

Ve bazen sadece şunu kabul ediyor:

Aşk sayılmıyor… yaşanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://www.kadimteknolojiler.com.tr https://mediapolgroup.com.tr https://kefta.com.tr Sitemap
https://tulipbett.net/