Late İsim Mi Fiil Mi? Bir Dil Bilimsel Başlangıçla Komik Bir Yolculuk
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Arkadaşlarım beni genellikle “her konuyu çok ciddiye alan esprili adam” olarak tanır. Ama öyle bir deyiş var ya, “her şeyin içinde bir anlam arayan adam,” işte o benim. Ve bugün, dilin en basit ama en kafa karıştırıcı sorularından birini size sormak istiyorum: Late isim mi fiil mi?
Bunu söyledim diye kimse, “Aaa ne kadar derin! Hem komik hem de düşündürücü bir konu” demesin, çünkü çok zorlayacak bir şey değil ama bu kelimeyi her duyduğumda içimde bir fırtına kopuyor. Hadi gelin, bu “Late” meselesini biraz mizahi bir biçimde inceleyelim. Hem Türkçeyi hem de İngilizceyi kullanarak, dilin ne kadar saçma ve eğlenceli olabileceğini keşfedelim!
Late: Fiil Mi? İsim Mi? Her İki Hâli De Kafayı Karıştırıyor
Hepimiz “late” kelimesini biliyoruz, değil mi? Hani birinin geç kaldığı, tıkır tıkır işleyen saat dilimlerinin tamamen altüst olduğu o anı! Ama bu kelime, hem İngilizce’de hem de Türkçede fiil olarak, isim olarak karşımıza çıkabiliyor. Hayatımızın her alanında bu kelimeyi duyuyoruz ama bir türlü hangi halini kullanacağımızı bilemiyoruz. İşte o anlar, dilin tam ortasında, “Hangi ‘late’?” sorusu kafada dönmeye başlıyor. Şimdi bu kelimenin her iki anlamını da komik bir şekilde inceleyelim.
Late İsim Olarak: “Geç Kalmış” Ama Tam O An!
İlk olarak “late” kelimesini isim olarak kullandığınızı düşünün. Örneğin bir arkadaşınız, günün ilk saatlerinde gelip size “Geç kaldım” dediğinde, ona ne cevap verirsiniz?
“Tabii, sen ne zaman zamanında geldin ki? Geç kalmak senin işin zaten!”
Herkes bir kez olsun böyle bir cevap vermiştir, değil mi? Bu durumda “late,” aslında sıklıkla “geç kalmış” anlamında kullanılan bir kelimeye dönüşür. Yani geç kalmış birinin veya bir şeyin durumu hakkında konuşuyorsanız, işte o zaman “late” kelimesi isim olarak karşınıza çıkar.
Biraz daha açıklayalım: Düşünsenize, akşam yemeği hazırladınız, tüm misafirler saati doğru tuttu, ama bir arkadaşınız hâlâ gelmedi. O esnada şunu diyorsunuz: “Senin bu late olayın hiç bitmeyecek galiba.”
Hadi gelin, biraz daha yaratıcı olalım: Diyelim ki arkadaşlarınızla bir kafede buluşacaksınız ve bir arkadaşınız geç kalacak. Gelin hep birlikte bu durumu biraz fazla dramatize edelim:
Diyalog:
Ben: “Ya şu Ayşe de her zaman geç kalıyor ya! Beni deli edecek.”
Arkadaş: “Ama bu konuda haklısın, ‘late’ olmak onun doğasında var zaten.”
Ben: “Evet, sanki late olmasaydı, Ayşe Ayşe olur muydu?”
Bu “late” aslında bir yaşam tarzı, bir kişilik özelliği gibi. O yüzden bu kelimeyi de biraz mizahi bir biçimde ele alabiliyoruz, değil mi?
Late Fiil Olarak: Geç Kalmış Olmak
Diğer yandan “late” kelimesini fiil olarak kullandığınızda, bu sefer bir hareketi, yani geç kalmayı anlatıyorsunuz. “Late” bir fiil olduğunda, o zaman işler biraz karışıyor. Mesela, “Geç kaldım” demek için bu fiili kullanıyorsunuz. Türkçedeki “geç kalmak” fiilinin İngilizce karşılığı olarak to be late diyorsunuz.
Bunun komik yönü şu: Birisi geç kalırken sürekli bu kelimeyi kullanıyor ve sonunda “Geç kalıyorum” demek yerine, sanki bir şarkı gibi “I’m late, I’m late!” demeye başlıyor. Bu o kadar sıkıcı bir hale geliyor ki, geç kalmanın sanat gibi bir şey olduğuna inanmaya başlıyoruz!
Diyalog:
Ben: “Bana neden geç kaldığını açıklamak zorunda değilsin, sadece geç kalmaya devam et. Artık seninle zamanla bir derdim yok.”
Arkadaş: “Ama… Ben… late oldum, yani… geç kaldım.”
Ben: “Evet, birader. Geç kaldın, şimdi yerine otur da kahvemi içeyim.”
İşte bu, dilin sık sık karşımıza çıkardığı o kafa karıştırıcı noktadır: “Geç kaldım” ve “geç kaldım” arasındaki fark. Herkes bu fiili bir şekilde kullanıyor ama kimse doğru şekilde kullanmıyor. Öyle ki, kimse birbirine “Ben bugün geç kaldım” demiyor, sanki başkaları için bir “late” sanatçısıymış gibi davranıyor.
Late: Herkesin Geç Kaldığı Zaman
Bir de şunu düşünün: İzmir’deki kalabalık bir kafede, geç kalmışsınız ve biraz gerili bir ortam var. O kadar herkes geç kalmış ki, siz aslında geç kalmamışsınız, sadece herkesin zaman algısı kaybolmuş. Bu “late” olma durumu da, adeta bir sosyal deney haline geliyor. Herkesin geç kalması, aslında bir standart hâline geliyor ve herkesin geç kalması bir tür normalleşiyor. “Geç kalmak” aslında bir takımın parçası olmak gibi bir şey oluyor.
Kapanış: Geç Kalmakta Ne Var?
Sonuç olarak, “late” hem bir isim hem de bir fiil olabilir. Hem insanın geç kalmasının tanımlandığı bir kavram, hem de onun hareket halindeki bir özelliği. “Late” bir fiil olduğunda, geç kalmak herkesin yaptığı ama kimsenin kabul etmek istemediği bir durum. İsim olduğunda ise bu geç kalmış durumu tanımlayan, belki de sadece arka planda duran bir “geçmiş” gibi bir şey oluyor.
Herkes zaman zaman “late” olur. Bu, bir şekilde hayatta kalabilmenin, anlamlı bir şekilde var olabilmenin bir yolu gibidir. Çünkü birini zamanında görmek, bir diğerini ise her zaman geç görmek, yaşamın komik ve bazen tuhaf gerçeğidir. Kim bilir, belki bir gün gerçekten de bir “late” olmayı da sanat haline getirebiliriz.